Kozan Sancak

2019 Yılı Bütçesi, Plan ve Bütçe Komisyonunda

Ankara (CUHA) – Plan ve Bütçe Komisyonunda, TBMM Başkanlığı, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştay bütçelerinin görüşmelerine başlandı. AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplanan komisyon, çalışmalarının ikinci gününde, TBMM Başkanlığı, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştay bütçelerini ele alacak. Görüşmelerde ilk sözü alan TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop, Meclis Başkanlığı bütçesine ilişkin sunumuna başladı. Komisyonun […]

2019 Yılı Bütçesi, Plan ve Bütçe Komisyonunda
31 Ekim 2018 - 19:41 'de eklendi.

Ankara (CUHA) – Plan ve Bütçe Komisyonunda, TBMM Başkanlığı, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştay bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplanan komisyon, çalışmalarının ikinci gününde, TBMM Başkanlığı, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştay bütçelerini ele alacak.

Görüşmelerde ilk sözü alan TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop, Meclis Başkanlığı bütçesine ilişkin sunumuna başladı.

Komisyonun öğleden sonraki toplantısında, Cumhurbaşkanlığı, MİT Başkanlığı, MGK Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı bütçeleri görüşülecek.

Siyasi parti temsilcileri bütçe teklifi, kesinhesap tasarısı ve Sayıştay raporları üzerinde görüşlerini açıklayacak.

TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop, TBMM’nin 2019 Yılı Bütçe Teklifi’nin, 1 milyar 816 milyon 197 bin lira olarak Plan ve Bütçe Komisyonuna sunulduğunu bildirdi.

Meclis Başkanvekili Mustafa Şentop, TBMM’nin 2019 bütçesine ilişkin bilgi verdi.

Şentop, “TBMM’nin 2019 Yılı Bütçe Teklifi, 1 milyar 816 milyon 197 bin lira olarak komisyona sunulmuştur. Bütçenin yüzde 52,9’unu personel giderleri, yüzde 7,3’ünü SGK devlet primi giderleri, yüzde 9,3’ünü mal ve hizmet alımı giderleri, yüzde 13,1’ini cari transferler, yüzde 17,3’ünü sermaye giderleri, yüzde 0,1’ini sermaye transferleri oluşturmaktadır.” dedi.

TBMM’ye bağlı olan Kamu Denetçiliği Kurumuna da hazine yardımı olarak 27 milyon 215 bin lira pay ayrıldığını belirten Şentop, bu tutarın, bütçenin yaklaşık yüzde 1,5’ini oluşturduğuna dikkati çekti.

Bu yıl ilk kez 2019 Yılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) için hazine yardımı olarak 40 milyon lira pay ayrıldığını bildiren Şentop, bu tutarın, bütçenin yaklaşık yüzde 2,2’sine denk geldiğini söyledi.

Mustafa Şentop, 2019 bütçesinin, 2018 yılı başlangıç ödeneğine göre yüzde 44,7 oranında artarak 1 milyar 816 milyon 197 bin lira olduğunu bildirdi.

Şentop, bütçedeki artışa; 2018 yılı başlangıç ödeneğine göre cari giderlerdeki 486 milyon 535 bin liralık artış, milletvekili ve danışman sayısı ile personel sayısındaki artış, taşeron işçilerin kadroya geçmesi, enflasyon oranındaki artış, TBMM eski üyelerinin tedavi giderleri ile temsil tazminatlarındaki artış, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Radyo Televizyon Üst Kuruluna yapılacak transferler, memurların öğle yemeğine yardım ile uluslararası kuruluşlara yapılan üyelik aidatı ödemelerindeki artışın neden olduğunu söyledi.

Şentop, yatırım giderlerindeki 74 milyon 538 bin lira artışın ise yapım, bakım, onarım ve bilişim giderlerindeki artıştan kaynaklandığına da dikkati çekti.

Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişmenin küreselleşme, demokrasinin ve katılımcılığın artan önemi, milletvekillerinin Meclisten beklentilerindeki değişim gibi hususların, yönetim anlayışı, hedef, araç, yöntem ve işleyiş değişimlerini de gerekli kıldığını belirten Şentop, TBMM’nin, teknolojik imkanlardan en iyi şekilde faydalanarak daha etkin, verimli ve hızlı hizmet üretebilmesi için bu alandaki çalışmalara önem verdiklerini dile getirdi.

Bu kapsamda 2018 bütçesindeki hedeflerinin, yasama yetkisini kullanan milletvekillerinin çalışma şartlarını iyileştirmek, yasama sürecini ve kalitesini geliştirmek olacağını söyleyen Şentop, 2019 için 1 milyar 816 milyon 197 bin lira, 2020 için 1 milyar 850 milyon 603 bin lira, 2021 için de 1 milyar 836 milyon 552 bin lira bütçe öngörüldüğünü aktardı.

TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop, TBMM’nin varlık sebebinin demokrasi olduğunu belirterek, “Bu sebepledir ki Meclisimiz kendisini var eden sebepleri yaşatmak için bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de vazifesini dirayetli bir şekilde yapmaya devam edecektir.” dedi.

TBMM bütçesine ilişkin sunum yapan Şentop, TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın G20 Meclis Başkanları Zirve Toplantısı’na katılmak üzere Arjantin’e gittiği için toplantıya katılamadığını söyledi.

Türkiye’de bugüne kadar 17 darbe, darbe girişimi ve muhtıra girişiminde bulunulduğunu belirten Mustafa Şentop, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat gibi bunların bazılarının başarılı olduğunu, bazılarının ise henüz teşebbüs aşamasındayken bastırıldığını ifade etti.

TBMM’yi dağıtıp, seçilmiş hükümetleri yıkma amacıyla yapılan bu darbe girişimlerinin “en alçağı”nın ise 15 Temmuz 2016’da gerçekleştirildiğini vurgulayan Şentop, gerçekleştirilmek istenen bu darbe girişimine karşı Meclis ve milletvekillerinin demokrasiden yana tavır koyduğunu dile getirdi.

15 Temmuz gecesinde 3 partiye mensup milletvekillerinin Genel Kurul Salonu’na gelerek milli iradeye sahip çıktığını anlatan Mustafa Şentop, “Esasında TBMM’nin varlık sebebi demokrasidir. Bu sebepledir ki Meclisimiz kendisini var eden sebepleri yaşatmak için bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de vazifesini dirayetli bir şekilde yapmaya devam edecektir. Bizler TBMM üyeleri olarak gücümüzü milletten alıyoruz. Milletimize, devletimize, demokrasimize yönelen her saldırı karşısında milletimizin bağımsızlığını korumak, hürriyetimize sahip çıkmak zorundayız.” diye konuştu.

Meclis çatısı altında zaman zaman tartışmaların yaşanmasının doğal olduğuna işaret eden Şentop, şunları söyledi:

“Her konuda uzlaşmamız gerekmiyor. Esas olan, müzakere ortamını muhafaza etmek ve müzakerelerin insicamını bozmamaktır. Çoğulcu demokrasinin gereği budur. Bizler, Gazi Meclisin şerefli mensupları olarak tali meselelerde ihtilafa düşsek de millet menfaatlerine zarar verecek asli meselelerimizde asla ihtilafa düşmeyiz, düşemeyiz. Milli mücadeleyi bizzat yönetmesi ve 15 Temmuz hain darbe girişimine maruz kalması sebebiyle iki kez gazi olan Meclisimize bu dönemde önemli görev ve sorumluluklar düşüyor.”

Mustafa Şentop, 15 Temmuz menfur darbe teşebbüsü sonucu Meclis Külliyesi’nde büyük bir tahribat oluştuğunu hatırlatarak, Ana Bina, Ziyaretçi Kabul Binası ve Dikmen Caddesi’ne bakan ön bahçede oluşan hasarın kısa zamanda onarıldığını, yürütülen restorasyon çalışmalarının büyük oranda tamamlandığını bildirdi.

Milletvekili sayısının 600’e çıkması nedeniyle Halkla İlişkiler Binası ve Ana Bina’da ortaya çıkan milletvekili çalışma odası ihtiyacının karşılandığını belirten Şentop, Genel Kurul Salonu’nun, proje müellifine yeniden düzenleme projesi yaptırılarak, salondaki milletvekili koltuk sayısının 600’e çıkarıldığını anlattı.

Şentop, Genel Kurul Salonu’ndaki diğer değişiklikler hakkında da bilgi verdi.

Meclisteki tadilat çalışmalarına ilişkin bilgi veren Mustafa Şentop, şöyle devam etti:

“Ana Bina Üyeler Lokantası Mutfağı 1960’lı yıllarda işletmeye alınmış olup, zaman içinde kapasitesi ve kapsamı büyük ölçüde değiştiğinden fiziki ve teknik altyapının yenilenmesi ihtiyacı doğmuştur. Yemek servis alanının onarım ve tadilatı tamamlanmış olup, lokantada yemek hizmeti taşımalı olarak sunulmaktadır. Söz konusu iş, yıl sonunda tamamlanacaktır. Ana Bina’ya atılan bomba neticesinde ahşap kapılar ciddi ölçüde hasar görmüş olup, bir kısmı geçici olarak onarılmıştır. Kapıların orijinal yapısına uygun olarak yeniden elden geçirilmesi için ihale yapılmıştır. Güvenlik Koordinasyon Kurulu ve Başkanlık Divanı Kararı doğrultusunda izolasyon alanı uygulamasına başlanmış olup, alınan karar doğrultusunda Basımevi önüne yeni bir personel giriş yolu yapılmıştır.”

Genel Kurul ve komisyonların, 24 Haziran seçimlerinden sonra başlayan 27’nci Yasama Dönemi’nde şu ana kadar yürüttüğü çalışmaları aktaran Şentop, yasama faaliyetleri kapsamında şu ana kadar TBMM Başkanlığına 922 kanun teklifi sunulduğunu, 5 kanun teklifinin Genel Kuruldaki görüşmelerinin tamamlanmasının ardından kanunlaştığını, 916 kanun teklifinin de ilgili komisyonlara sevk edildiğini söyledi.

Mustafa Şentop, 26’ncı Yasama Dönemi’nden intikal eden 268 kanun hükmünde kararnamenin (KHK) ilgili komisyonlarda bulunduğunu, bu kapsamda bir KHK’nin Meclis Başkanlığına sunulduğunu ve 15 Ekim’de Genel Kurul gündemine girdiğini hatırlattı.

Şentop, yetki kanunu kapsamında TBMM Başkanlığına sunulan 6 KHK’nin ise komisyonlarda bulunduğunu ifade etti.

TBMM Başkanlığına denetim faaliyetleri kapsamında 4 bin 719 yazılı soru önergesi verildiğini, bunlardan 32’sinin mükerrer olduğundan işleme konulmadığını, 5’inin Gelen Kağıtlar’a girmeden geri alındığını, 40’ının da Anayasa ve İçtüzük hükümlerine aykırı oldukları gerekçesiyle iade edildiğini bildiren Mustafa Şentop, işleme alınan 4 bin 642 önergeden 282’sinin süresi içinde cevaplandırıldığını, 1031 yazılı soru önergesinin halen işlemde, 126’sının ise imzada olduğunu aktardı.

394 Meclis Araştırması Önergesi verildiğini dile getiren Şentop, verilen 2 genel görüşme önergesinin de Genel Kurul gündeminde yer aldığına dikkati çekti.

Devletlerarası ilişkilerin gelişiminde parlamenter diplomasinin rolünün her geçen gün arttığına değinen Mustafa Şentop, “Bu çerçevede ikili ve çok taraflı ilişkilerimizin güçlendirilmesine katkıda bulunmak gayesiyle TBMM, geçtiğimiz yasama yılında, diğer ülke parlamentoları, parlamenter asambleler ve uluslararası kuruluşlarla temaslarını yoğun biçimde sürdürmüştür. TBMM’nin üye olduğu 12 parlamenter asamble ile bölgesel ilişkiler, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu ile de AB nezdindeki ilişkilerimiz yeni bir hız kazanmıştır.” şeklinde konuştu.

Şentop, 2018’de TBMM Başkanlığı olarak 250 civarında uluslararası faaliyet gerçekleştirdiklerini, önceki dönemde 132, yeni dönemde ise 143 ülke ile dostluk grubu kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Mustafa Şentop, TBMM’de bilgi ve bilişim hizmetleri kapsamında İş Sürekliliği Merkezi kurularak, TBMM bilişim sistemlerinde kesintisiz hizmet verilmesinin sağlandığını söyledi.

Sistemlerde siber güvenlik zafiyetleri olmaması için rutin siber güvenlik testlerinin yapıldığını, kamera güvenlik sistemi altyapısının genişletildiğini dile getiren Şentop, elektronik belge yönetim sisteminin uygulamaya alındığını, TBMM Güvenlik Koordinasyon Kurulu kararı ile Turnike Güvenlik Sistemi kurulduğunu ifade etti.

Mustafa Şentop, kütüphane hizmetleri kapsamında ise 2018’de 44 bin 148 okuyucuya hizmet verildiğini bildirdi.

TBMM Kütüphanesi koleksiyonuna 4 bin 899 yeni kitap eklendiğini ve kütüphanede bulunan yayın sayısının 313 bin 552’ye çıkarıldığını belirten Şentop, bu yıl dijitalleştirme faaliyetleri kapsamında 196 kitabın dijital ortama aktarılarak toplamda 5 bin 82 elektronik yayına ulaşıldığına dikkati çekti.

Mustafa Şentop, bu yasama döneminde TBMM Külliyesi’ni 110 bin 414 kişinin ziyaret ettiğini, ayrıca 2 bin 486 kişiye rehberlik hizmeti verildiğini de bildirdi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Meclis, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştayın 2019 yılı bütçeleri görüşmeleri devam ediyor.

Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş, kurumun anayasa ve yasalarla kendisine verilen görev, yetki ve sorumlulukları, sürekli gelişim anlayışıyla dünyadaki gelişmeleri de izleyerek en etkin şekilde yürüttüğünü belirtti.

Sayıştayın, Meclis adına yaptığı denetimleri dürüst, önyargıdan uzak ve tarafsız biçimde ve uluslararası denetim standartlarına uygun şekilde planlayıp yürüttüğünü dile getiren Baş, kurumun, kamu yönetiminin saydamlığına ve hesap verebilirliğine katkı sağlamayı hedeflediğine vurgu yaptı.

Baş, Sayıştayın, Stratejik Plan ve Performans Programı’nda yer alan amaç ve hedeflerine ulaşabilmesi için 2019 Yılı Bütçesi Teklifi’nde istenilen toplam ödeneğin tutarının 367 milyon 378 bin lira olduğunu bildirdi.

Baş, bütçenin, yüzde 70,1’inin personel giderlerinden, yüzde 9,1’inin SGK devlet primi giderlerinden, yüzde 10,2’sinin mal ve hizmet alımı giderlerinden, yüzde 0,7’sinin cari transferlerden, yüzde 9,7’sinin ise sermaye giderlerinden oluştuğunu söyledi.

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) bütçesine ilişkin sunum yapan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, KDK’nin, hukuka, insan haklarına dayalı adalet anlayışına ve hakkaniyete uygun olarak çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Malkoç, KDK’nin, idarenin hizmet kalitesinin yükseltilmesi, iyi yönetim ilkelerinin yerleşmesi, insan haklarının gelişmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması, hak arama kültürünün yaygınlaşması, şeffaf, hesap verebilir ve insan odaklı bir idarenin oluşmasına katkı sağlamaya çalıştığını dile getirdi.

KDK’ye 2017’de 17 bin 131 başvuru yapıldığını, bu yıl içinde 12 bin 173 başvurunun alındığını belirten Malkoç, 2017’den devreden 4 bin 62 dosya olmak üzere 2018’de 16 bin 235 dosyanın bulunduğunu kaydetti.

Bu dosyalardan 13 bin 852’sinin karara bağlandığını, 2018’daki dosyaları kararı bağlama oranının yüzde 85 olduğunu aktaran Malkoç, bu yıl gelen 2 bin 383 şikayet başvurusunun incelemesinin sürdüğünü söyledi.

KDK’nin, kolay başvurulabilen ve ücretsiz başvuru kabul eden bir denetim kurumu olduğunu, başvurularda vatandaştan harç, pul ve benzeri ücretler alınmadığını ifade eden Malkoç, “KDK, özellikle vatandaşla idare arasındaki dostane çözümü, bir bakıma o barış köprüsünü temin etmeye çalışmaktadır. Kararlarımızın önemli bir kısmını da dostane çözümler oluşturmaktadır.” dedi.

Şeref Malkoç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle birlikte KDK’ye yapılacak başvuru sayısının 20-22 bin civarında olacağını, kurumda yapılanmayı buna göre planladıklarını belirtti.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, TBMM Başkanlığı, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştay bütçelerinin görüşmeleri devam ediyor.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, bütçenin geneli üzerindeki görüşmeleri dün yaptıklarını anımsatarak, sordukları sorulara yanıt alamadıklarını söyledi. Kuşoğlu, “Yapılan bir iş var ve bunun ne kadar olduğunu bile bilemiyoruz. Ondan sonra da bütçe yapıyoruz. Gerçekten utanılacak bir durumdur. Bu şekilde bir Meclis çalışması olamaz.” diye konuştu.

Kuşoğlu, komisyonda, geçen hafta Türkiye Varlık Fonu’na ilişkin görüşmelerin kapalı oturum ile yapılmasını eleştirerek, “Bütün bütçeyi burada basına açık yaparken, Varlık Fonu ile ilgili niye kapalı oturum yapıyoruz. Neyi gizliyoruz.” ifadesini kullandı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop’un sunumu sırasında sık sık “Meclis Külliyesi” demesini eleştirerek, “Meclise, ‘Meclis Külliyesi’ deme yetkisini kim size verdi? Meclisin neresinde yazıyor. Hangi kanun da yazıyor? Külliyenin Türk Dil Kurumu’ndaki anlamı; cami ile birlikte etrafındaki müştemilatı demektir. Burayı da tek bir inancın müştemilatı, yani caminin müştemilatı olarak tanımlıyorsunuz. Bu durumu kabul etmiyoruz.” dedi.

Yıllardır komisyona havale edilmeyi bekleyen kanun teklifleri olduğunu dile getiren Paylan, “Bizim hiçbir kanun teklifimiz komisyona havale edilmiyor. AK Parti’liler bir kanun teklifi veriyor ve 24 saat geçmeden komisyona havale ediliyor.” diye konuştu. Paylan, soru önergelerinin, “kaba ve yaralayıcı sözler” nedeniyle geri iade edildiğini veya önergelerine yanıt verilmediğini söyledi.

Paylan, “Meclisin itibarını korumak hepimizin görevidir. Bugün HDP’li derseniz yarın başka bir güç gelir, bütün halıyı altımızdan çeker. Bütün siyaset kurumunu berhava eder. Milletin iradesi bir bütündür, parçalanamaz. HDP’li, CHP’li, MHP’li, İYİ Parti’li diye parçalanamaz.” görüşünü savundu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, yeni sisteme dikkati çekerek, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yasama, yürütme ve yargı organları kendi içinde daha güçlü, daha bağımsız, denge ve denetleme mekanizmalarının daha etkin şekilde çalıştığı bir yapıya kavuşmuş bulunuyoruz.” dedi.

Kalaycı, geçiş sürecinden dolayı eksiklikler veya aksayan yönlerin olabileceğini ancak gün geçtikçe yeni sistemin daha iyi anlaşılacağını herkesin göreceğini söyledi.

Meclisin de anayasa değişikliği ile asıl fonksiyon ve vasfına kavuştuğuna işaret eden Kalaycı, Meclisin temsil ve yetki bakımından güçlendiğini, kanun yapımında da Meclis iradesinin ön plana çıkarıldığını vurguladı.

TBMM’nin bağımsızlık savaşı kazanmış ve vatan kurtarmış ilk Meclis olduğuna işaret eden Kalaycı, “Bunun için Gazi Meclis ünvanını fazlasıyla hak etmiştir. Hamdolsun bugünkü TBMM’de ilk Meclisin emanet ve şerefine korkusuzca sahip çıkarak 15 Temmuz 2016’da hain FETÖ işgalinin durdurulmasında önemli bir rol oynamış, ikinci defa vatan kurtarıcılığı ünvanına layık olmuş Gazi Meclis, 15 Temmuz’da bir kez daha gazilik ünvanını teyit etmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

Komisyon Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin tüm unsurlarıyla uygulanmaya başlandığını belirterek, yeni sistemin, Meclisin daha etkin, kuvvetler ayrılığının tahkim edildiği ve milletvekillerinin etkinliğinin daha da arttığı bir sistem olduğunu söyledi.

Sistemin, güçlü bir denge ve denetim mekanizmasını da içerisinde barındırdığına işaret eden Aksu, “İnanıyoruz ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Türkiye layık olduğu dünyada ve milletler camiası içerisindeki yerini süratla alacaktır. Bize düşen milletin kararına uymak, sistemi sağlıklı bir hale getirmek ve bu amaçla da gerekli olan çalışmaları yapmaktır.” dedi.

CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener de cumhurbaşkanının, Meclisteki bir partinin genel başkanı olmasının, parlamentonun bağımsız bir erk olma niteliğine zarar verdiğini ileri sürerek, “Anayasa’daki, cumhurbaşkanının parti genel başkanı olmasına imkan sağlayan maddenin ülkedeki demokratik düzen açısından büyük sakıncalar teşkil ettiğini söylemek zorundayım. Böyle bir madde varken demokrasiden söz edemezsiniz.” ifadesini kullandı.

İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu ise 24 Haziran seçimlerinin bir milli iradeyi ortaya koyduğunu belirterek, buna rağmen muhalefet partilerinin de hala AK Parti’ye iktidar partisi muamelesi yaptığını söyledi.

AK Parti’nin TBMM Genel Kurulunda çoğunluğu olmamasına rağmen, 18 komisyonunun 16’sında, AK Parti’nin komisyon üyelerinin yarısına sahip olduğunu dile getiren Tatlıoğlu, “Genel Kurula yansımış milli iradeyi, komisyonlara yansıtamıyoruz.” şeklinde konuştu.

AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 95. yıl dönümünü kutlayarak, “Cumhuriyet, milletimizin tarih sahnesinde yeniden dirilişinin adıdır. Milletimiz, Cumhuriyet rejimi ile kazandığı değerleri, toplum hayatımızın vazgeçilmez unsuru olarak benimsemiş, karşılaştığı sorunları, Cumhuriyete olan bağlılığı sayesinde birlik ve beraberliğinden ödün vermeden aşmayı sürdürmüştür.” dedi.

Çelebi, Türkiye’nin yeni bir sisteme geçtiğini, 16 Nisan referandumu ile milletin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne onay verdiğini ve 24 Haziran seçimlerinde yeni sistemin ilk cumhurbaşkanının seçildiğini anımsattı.

Bütçe görüşmeleri sırasında bazı konuşmacıların devlet üzerinden bir algı yapmasını eleştiren Çelebi, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti her dönemde demografik yapılara kucak açan bir devlet oldu. Dolayısıyla herkes kendisini bu devlette görür. Bu ülkede herkes kendisini ifade edebiliyor. Bu konuda bir sıkıntı yok.” ifadelerini kullandı. Çelebi, her devlette olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de kendisini korumakla mükellef bir devlet yapısının olduğuna işaret etti.

Bu yazı 1 defa okunmuş

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER