Kozan Sancak
mersin escort mp3 indir

AK Parti’den Flaş Açıklama: CHP Atatürk’ün Vasiyetine Karşı Gelmiştir

Ankara (CUHA) – AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çelik, CHP’deki üst düzey istifalara yönelik, “CHP’nin içişleri bizi ilgilendirmez. Ama CHP’nin en çok propogandasını yaptığı konulardan bir tanesinin CHP içindeki aktörler tarafından CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na yöneltilmesinin doğrusu ibretlik olduğunu düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. CHP’de parti yöneticileri tarafından aday belirleme süreçlerine dönük olarak” demokratik […]

AK Parti’den Flaş Açıklama: CHP Atatürk’ün Vasiyetine Karşı Gelmiştir
12 Şubat 2019 - 13:25 'de eklendi.

Ankara (CUHA) – AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Çelik, CHP’deki üst düzey istifalara yönelik, “CHP’nin içişleri bizi ilgilendirmez. Ama CHP’nin en çok propogandasını yaptığı konulardan bir tanesinin CHP içindeki aktörler tarafından CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na yöneltilmesinin doğrusu ibretlik olduğunu düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

CHP’de parti yöneticileri tarafından aday belirleme süreçlerine dönük olarak” demokratik teamüllerden yoksun bir parti yöneticiliği” sergilendiğinin ifade edildiğini aktaran Çelik, şöyle devam etti:

“(Kapalı kapılar ardında, hangi değerlere ve ilkelere yaslandığı belli olmayan aday belirleme süreçleri ortaya çıkıyor) deniyor. İlginçtir, bizatihi CHP içinde siyaset yapanların ya da CHP’ye yakın olarak değerlendirmede bulunanların ortak noktası şu; Kılıçdaroğlu’nun CHP’de bir tek adam kurduğu şeklinde. Sayın Kılıçdaroğlu, tek adam yönetimi tabirini siyasette kullanmayı çok seviyor. Fakat bugün geldiği noktada bizatihi kendisinin yol arkadaşları tarafından, çok yakın zamana kadar kendisinin genel başkanlığını öven siyasi şahsiyetler tarafından bugün kendisinin CHP’de bir tek adam yönetimi kurmakla eleştirilmesi ibretlik bir durumdur. Yoksa kim nereden istifa etmiş, nereye gitmiş, hangi makama gelmiş, bu bizi çok ilgilendiren bir durum değil. Bir parti olarak ortaya çıkan bu tabloda, CHP Genel Başkanı’nın gerek Türkiye’nin iç siyasetine dönük eleştirilerinde gerekse bir takım yabancılar tarafından kara propoganda olarak kullanılan bu tek adam yönetimi eleştirisini Türk siyasetine tercüme etme konusundaki iştahı göz önüne alındığında, bugün karşı karşıya kaldığı bu tablonun kendisine parti yönetiminde tek adamlığın kendi partisinin yöneticileri tarafından ifade edilmesi altı çizilmesi gereken bir mesele olduğunu ifade etmek isteriz.”

“Bu konudaki düzenleme de en kısa zamanda yapılacaktır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İş Bankası hisselerinin devriyle ilgili konuyu partisinin grup toplantısında gündeme getirdiğini anımsatan Çelik, CHP’nin eleştirilerine dikkati çekti.

CHP’de bu hisselerin olmaması gerektiğinin altını çizen Çelik, “Bu hem Atatürk’ün vasiyetinin itibarını korumak açısından hem de bu mirasa sahip çıkmak, siyasetin itibarını korumak açısından da gerekli bir durum.” dedi.

Geçmişte devlet ile CHP arasında bir özdeşliğin söz konusu olduğunu belirten Çelik, “Vasiyet tarihi olan 5 Eylül 1938 tarihinde Türk Dil ve Tarih Kurumu’nun gelirlerini garanti altına almak için o özdeşlik içerisinde bu hisseler, bu şekilde miras bırakılmış. Fakat buradaki esas mantığın esasında Türk Dil Kurumunun ve Türk Tarih Kurumunun gelirlerini garanti altına almak olduğu, Atatürk’ün Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu konusundaki, onların yaşaması konusundaki hassasiyetinin bir neticesi olarak bu mirasın bu şekilde düzenlendiği açıktır. Dolayısıyla burada devlet söz konusu iken Türkiye Cumhuriyeti söz konusu iken bugünkü tablo içerisinde herhangi bir partinin bu ödevi üstlenmesi düşünülemez, bu doğru bir şey de değil. Esasında en başta Atatürk’e saygı gereği CHP’nin bu tutumdan uzak durması gerekirdi. Ve esas olan burada devlet garantisi altında, devletin garantisi altında Türk Tarih Kurumu’na Türk Dil Kurumu’na sağlanan bu gelirlerin garanti altına alınmasıdır.” ifadelerini kullandı.

Çelik konuşmasında, “Peki CHP’de bu hisseler varken CHP Atatürk’ün vasiyetine tam olarak uymuş mudur? Bu mirası doğru bir şekilde değerlendirmiş midir? Yani mirasın amacı, vasiyetin amacı olan Türk Dil Kurumuna ve Türk Tarih Kurumuna vermesi gereken gelirleri tam olarak aktarmış mıdır?” diye sordu.

Bunun böyle olmadığını dile getiren Çelik, şunları kaydetti:

“Tam tersine mirası çiğnemiştir, vasiyete karşı gelmiştir, Türk Dil ve Tarih kurumlarına bu geliri aktarmama tutumu CHP’nin ilk olarak 1966 yılında ortaya çıkmıştır. Bizatihi 1966 yılında bu ödemeyi yapmayarak Atatürk’ün mirasına direnmiştir CHP. Arkasından mahkemeye gidilmiştir ve mahkeme netice olarak CHP’ye (miras hükümlerine uy, vasiyete uy ve ödemeni Türk Tarih Kurumuna ve Türk Dil Kurumuna yap) demiştir. Arkasından 1973’te sonra 1977’de sonra 1978’de ve 1993 yıllarında aynı şekilde ödemeleri geciktirmişlerdir. Bu meblağları ödememek için şöyle bir gerekçe sunuyor CHP; (Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu Atatürk’ün kurduğu kurumlar olmaktan çıkmıştır) diyor. Birileri de çıkıp (CHP, Atatürk’ün kurduğu parti olmaktan çıkmıştır) diyebilir bu mantık yürütmeye dayanarak…

CHP ile Türk Tarih ve Dil Kurumları arasındaki tüm davalar CHP aleyhine sonuçlanmıştır. Bu kurumlar mahkemeye gitmiştir, (Atatürk’ün vasiyeti gereği miras çerçevesinde bize bırakılan gelirler CHP tarafından ödenmiyor, CHP, Atatürk’ün vasiyet hükümlerini yerine getirmiyor) diyerek bu tarihlerdeki ödeme gecikmeleri karşısında bu kurumlar mahkemeye gittikten sonra mahkeme Türk Dil Kurumunu ve Türk Tarih Kurumunu haklı bulmuştur. CHP’yi bu konuda mahkum etmiştir. Dolayısıyla vatandaşlarımızın şunu bilmesi gerekiyor; CHP’ye ait olan bir hak CHP’den alınmıyor. İkincisi o dönemin şartlarında verilmiş bu ödeneği CHP’nin Atatürk’ün vasiyetine direnerek, ona karşı gelerek Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumuna aktarmadı. Bütün bunlar, CHP’ye mahkemelerin emriyle zorla yaptırılmıştır.”

Burada esas amacın Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumunun gelirsiz kalmaması olduğunu vurgulayan Çelik, “Atatürk, milletimizin ortak değeridir. Bu vasiyetin hükümlerinin, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumuna bu gelirlerin aktarılması şeklindeki hükmünün devlet tarafından, Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi tarafından temsil edilmesi gerektiği açıktır. Bu konudaki düzenleme de en kısa zamanda yapılacaktır.” ifadelerini kullandı.

Bu yazı 0 defa okunmuş

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER